Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yetmez mi?

Önce yemeğimi aldın, sonra suyumu. Yine de yetmedi sana olan sevgim. Baktın olmuyor; oksijenimi kestin. Senden başka hiçbir şeye ihtiyacım kalmasın istedin, tek senin olayım. Şimdi ne ben seninim ne de sen benim.

Elveda

Pencereden el salladı geride bıraktığı sevdiceğine. Kulağında raylardan çıkan acıklı seslerle oturdu kendine tahsis edilmiş koltuğuna. Gidiyordu işte; arkasında bazı şeyleri bırakarak. Eskiden beri kendi kendine elveda demenin insanlığın bir kaderi olduğunu söylemişti. Hep çocuklara denmez miydi 'geçen uçağa, trene el salla' diye; sanki birilerini uğurlarmış gibi. Eee bir de dönmemenin korkusu vardı tabi. Bir bardak su dökülürdü arkalarında. Ama bu sefer kimse onun arkasından su dökmemişti. İstenmediğinin farkındaymışçasına ayrılıyordu o eski kokulu şehirden. Geride ise bir kadın bırakıyordu sadece, uzun zamandır birlikte olduğu ve tanıdığı düşündüğü bir kadını. Aslında hiç tanıyamadığı bir kadını. Kulaklığını taktı, müziğini son ses açtı ve onu nelerin beklediğini bilmediği yeni şehrine doğru yola koyuldu. Geri dönüp dönmeyeceğini bilmeyerek...

Mağlup

Aşkımız futbol gibiydi Top hep sende...  Bense sadece sana engel olamayan rakip takım.  Hep sen kazanırdın bense mağlup.